🕋 NESEFÎ AKÂİDİ 🕋
AHİRETTE ALLAH’I GÖRMEK
Ehl-i Sünnet, ahirette mü’minlerin Allah’ı
(C. C.) karşılıktan, mekândan ve cismaniyetten
münezzeh olarak göreceklerinde müttefiktirler.
Fatih’in hocası Hızır Bey, şöyle der:
«Mü’minlerin, baş gözleriyle, Allah’ı görmeleri vuku bulacaktır. Fakat, kör olanlar (kâfirler) O’nu göremezler.» (7)
Yine bu meselede, Allâme Ebu’l-Hasen Siracüddin Aliyyi-bni Osman da şunları kaydeder:
«Mü’minler, Allah'ı keyfiyetsiz, mahiyetini idrak
etmeden ve misalsiz olarak görürler. Allah'ı görünce
bütün cennet nimetlerini unuturlar. Siz, Mûtezilenin
bu husustaki batıl inancından sakının.» (8)
Aliyyülkarî, bu beyitleri şerh ederken ulemânın şu görüşlerini nakleder: (9)
1. İbnü Ebi Semre derki : «Allah’ı görme
meselesinde bu ümmetle diğer ümmetlerin mü'minleri müsavidir.»
2. «Ahkâmü’l-Mercan» kitabı, ibnü Abdi’sSelâm ’ın Kavaidü’s-Suğrâ» kitabından naklen şunları kaydeder: «Allah’ı görmek İnsanlara mahsustur. Melekler ve cinler, Allah’ı göremeyeceklerdir.»
3. Ebu’l-Haseni’l-Eş’arî, «İbâne» kitabında;
«Melekler de ahirette Allah’ı göreceklerdir demektedir. Beyhaki, İbnü’i-Kayyim, Celâlüddin Belkayni,
Celâlüddin Süyûti de ayni görüşe sahiptirler.
Hatta Belkayni, cinlerin mü’minlerinin de Allah’ı görecekleri kanaatindedir.
Şeyhülislâm İbrahim Beycûrî ise bu hususta
şöyle der:
«Cinlerin mü’minleri de, diğer mü'minlerle beraber «Mevkıf» ta Allah'ı görürler. Bu, kesindir. Cennette görmeleri ise kuvvetle muhtemeldir. Allah’ı akıl
sahiplerinden başkası, meselâ hayvanlar göremezler,
Cennet ehli. Cuma ve bayram günleri görürler, Mü’minlerin havassı ise, her sabah ve akşam Rablerini
göreceklerdir.» (101)
İmam Âzam Ebû Hanife ise, El-Fıkhu’l-£kber
kitabında; «Cennette mü’minler Rablerini baş gözleriyle görürler. Fakat aralarında mesafe, teşbih ve keyfiyet olmayacaktır.» demektedir.
Ahirette Allah’ı Görmenin Nakli Delilleri
Kitaptan:
«Yüzler vardır; o gün terü tazedir. Rablerini göreceklerdir.» (11)
Sünnetten:
Cerirü’bnü Abdlullah (R. A.) dan rivayet edildiğine göre; Nebi (S. A. V.) bir gece, ayın ondördünde aya bakarak; «Muhakkak siz hepiniz, ahirette Rabbinizi şu kameri görüp de şüphe etmediğiniz gibi göreceksiniz. buyurdular. (12)
Bu «rü’yet hadisini Hulefa-i Erbaa, Abdullah İbnü Abbas, Abdullah ibnü Mes’ud, Süheyb ve Enes gibi, ashabın büyüklerinden yirmi zat rivayet etmişlerdir.
İcmadan:
Muhalifler zuhur etmezden evvel, bütün ümmet; sahabe, tabiin, tebe’uttabiin, hepsi ahirette
Allah’ın görüleceği hususunda ittifak etmişlerdir.
Bu hususdaki âyet ve hadislere de zahirleri üzerine mânâ vermişlerdir. Onların bu ittifakı, İcma delili olmuştur. (13)
(7) Hızır 'Bey Nuniyye, İst, 1291, Beyit. 28.
(8) Ebul-Hasen Siraceddin b. Osman, Bed'u’l-Emali. İst,
1019, Beyit 20-21.
(9) AliyyiIkarî, Şerhu'l-Emali İst. 1010. s. 14.
(10) İbnü'l Lekkanî, Cevheretü't - Tevhid Haşiyesi. îst.,
(11) El-Kıyame Sûresi, âyet. 22-23
(12) Buhari 9/15; Müslim. 5/37; Ebû Davud. 34/20; Tirmizî, 35/15; İbnü Mace, Mukaddime.
(13) Teftazani, a.g.e., C. I.. s. 116.